Bugaboo Bee : Pusette Tercih Noktası

Bayanlar baylar, herkese tekrar selamlar. Sizlerle bebek dünyasına ait her ne varsa paylaşmaya ve bu bilgilerimizi pekiştirmeye devam ediyoruz. Bebeklerinizin sağlığını korumak adına yaptığımız tüm çalışmalar için verdiğiniz desteğe ve geri dönüşlere bu yazı aracılığıyla teşekkür etmek istiyorum. Bugünlerde anne babaların dikkatini çeken ve çok fazla ilgi gösterdikleri bir ürün var : Bugaboo Bee. Evet ürünün isminden bilmeyenler ne olduğunu çıkartmakta zorluk çekebilirler, şahsen konuya fransız kalsaydım “bugaboo bee” ne ki “bugaboo arısı?!?!” filan gibi değişik çelişkilere girmem gayet normal olurdu.
Son günlerde popülaritesini iyice arttıran Bugaboo, ülkemizde de bir çok mağaza üzerinde satışa sunulan ürünlere sahip. Hollanda merkezli bir şirket olan Bugaboo’nun Genel Müdürlük binası Amsterdam’da bulunmakta. Bugaboo ise “hareketlilik” demek. 1999 senesinden bu yana sektörde hizmet veren Bugaboo’nun misyonu “insanları hareket ederken heyecanlandırmak” olarak kendi web sitelerinde anlatılıyor. Bugaboo’nun kurucuları ise Max Barenburg ve fizikçi Eduard Zanen isimli iki Hollandalı. Amaçları ise yakınsayıcı ürünler ile insanların dünyayı keşfetmesini sağlamak olarak belirtilmiş.

Bugaboo Bee, Bugaboo markasının çok meşhur puset ürünü. Birazcık diğer rakiplerine göre tuzlu fiyata sahip olan ürün, 2000 TL civarındaki fiyatının karşılığını sağladığı konfor ve güvenlikler ile birlikte veriyor ve anne babaların en çok tercih ettiği ürünlerden bir tanesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Günümüze uygun olarak tasarlanmış çağdaş ürün, sadece 8.5 kg. değerindeki hafif aliminyum gövdesi ile de seçilen bir ürün.Terletmeyen, rahat ve ekstra dolgulu kumaşı ile de bebeğinizi rahat ettirebilecek tüm özelliklere sahip ürünü siz de tercih edebilir, bebeğinizin rahatına katkıda bulunabilirsiniz !

bugaboo-bee

Ateş Ölçer : Bebeğinizin Yakın Dostu

Sevgili okuyucular umarım iyisinizdir, fırsat buldukça sitemize içerik girmeye devam ediyoruz efendim. Miniklere ve siz anne babalara olan desteğimizi elimizden geldiğince göstermeye çalışıyor, kafanızdaki soruların hepsini bir portal üzerine toplamaya çalışıyor ve emek veriyoruz. Bu yolda sizlerden gelen destekler de hakikaten çok mühim, çok pozitif geri dönüşler alıyoruz ve bu hem bizi motive ediyor hem de sevindiriyor ! İnanın faydalı paylaşımlar, benzersiz içerikteki yazılar çok mühim.

Evet bu kadar edebiyat parçalamak yeterli ! 🙂 Bugünkü konumuz ateş ölçer ! Hepimizin başına eminim ki gelmiştir, çoğu zaman saçma sapan bir vakitte, saçma sapan bir mekanda hiç hesapta yokken vücudumuzu esir alır ateş. Bizi esir aldığı gibi bebeklerimizin güçsüz dayanıksız bağışıklık sistemlerini de hep esir alırlar, bizden çok daha kolay olarak tabii ki ! Küçükken çok feci ateşlenmiştim bir keresinde, tabii ki ateş düşürmenin bir sürü farklı yöntemi var. Siz tıptan şaşmayın ancak o zamanlarda sirkeli suları gazlı beze batırarak alna koyma modası vardı ! Hem de ne moda ! İlaç dahi kullandırmıyordu rahmetli ananem ve hep bu yöntemle tedavi etmeye çalışırdı. Elbette ölçmede de en bilindik method olan el ile ölçmeyi tercih ediyordu dememe gerek yok sanırım ! 🙂

Tabii bulabilirsen civa ile ateş ölçen aletler vardı. Ağzına ya da koltuk alına konulan bu ürünler ile 1 dakika sonra gözünü kısarak okuyan kişi ateşinizin ölçüsünü size iletirdi 🙂 Ne günlerdi. Tabii bugün pek çok farklı tarzda ateş ölçerler mevcut. Gayet de dijital ortama aktarılmış ateş ölçerler bebeğinizin ve sizlerin yakın dostu.37.5 derecenin üstü riskli, piyasada pek çok ateş ölçer var. Benim tavsiyem ise 3 marka olacak bunlar Braun, Chicco ve Azura. Bu üçü de gayet kaliteli ürünler hakikaten. Ancak favorimi soracak olursanız Braun hakkaten bir tık üstte.Piyasada tüm ateş ölçer markalarını 50 ila 140 TL arasında temin edebilirsiniz efenim.

ates-olcer

Bebek Hamağı Mı Alsak ?

Herkese selamlar, uzun zamandır yazamıyorduk. Yaklaşık 1 haftalık bir aranın ardından tekrardan merhaba. Hafta sonu umarım herkes için güzel geçmiştir ve Pazartesi sendromunu minimum seviyede yaşıyoruzdur. Hemen konumuza dönelim, hamak sevmeyen var mı ? 🙂 Şahsen ben bayılıyorum. Boş zamanlarda üzerinde yatıp kitap okumak hele de hava güzelse muhteşem bir aktivite. Ayrıca depresyona da iyi geldiği söylenir bkz : “Ne yapsam ne yapsam bir hamak alıp sallansam, kurtulur muyum bunalımdan, hamakta sallansam” by MFÖ 🙂 Sahi ne reklamıydı bu ? Sanıyorum bir banka olsa gerek.

Aynen benim hamakta sallanırken seratonin hormonunu yüksek seviyelerde salgıladığım gibi, bebeklerimiz de hamaklarda sallanırken hakikaten çok keyif alıyor. Küçükken bizler salıncağı tercih ederdik, eh o zaman hamak ara ki bulasın. Ama günümüzde artık her şeye erişmek çok kolay.Bebek hamakları tabii ki bizim hamaklarımızdan biraz daha farklı, ve tabii ki alırken dikkat etmemiz gereken unsurlar var ki bebeğimizin sağlığına zeval gelmesin. Öncelikle kullanacağınız hamağın yerden çok fazla yüksekte olmamasına özen gösterin , maximum 20 santimetre gibi bir yükseklik olmalı ki herhangi bir istenmeyen durumda bebeğiniz çok fazla problem yaşamasın, dolayısıyla odanın tepesine asılacak tarzda olan hamakları tercih etmenizi önermem şahsen. Hamağın yapıldığı kumaş tüylü, yünlü tarzda olmamalıdır, bu tarz ürünler bebeğinizin ağzına kaçma riski taşırlar ve problem yaratırlar. Mümkünse %100 pamuk kumaşları tercih etmelisiniz. Ayrıca zararlı kimyasallar kullanılarak hamakların üzerine baskı vs. yapılarak satılan ürünler son günlerde çok popüler oldu. Bunlardan kesinlikle kaçınmalısınız. Hamağın üzerinde durduğu aparatın metalden değil de ahşaptan yapılmış olmasına özen gösterin lakin bebeklerin odasında ametal olmayan malzeme kullanımının uyku düzenini ciddi manada tehdit ettiği uzmanlarca söyleniyor.

Bu tarz ürünleri çok fazla uyku için de kullanmayın. Kısa süreli uykular için hamakta geçirilecek 2-3 saat bebeğiniz için ideal olacaktır. Ayrıca bebeğinizi hamağa yatırırken de çok dikkatli olmalısınız. Hamakta yüz üstü olarak kesinlikle bebeğinizi yatırmayın, sırt üstü pozisyonu tercih edin. Hepinize miniklerinizle birlikte mutlu haftalar , günler diliyorum ! 🙂

bebek-hamagi

İdil Bebe : Bir Başarı Öyküsü

Herkese selamlar. Sayfamızda sadece bebek ürünlerinin tanıtımlarını değil, kimi zaman sektörde satış yapan mağazaların da tanıtımlarını yapacağız. Bugünkü tanıtacağımız marka ise “İdil Bebe“.

Yaklaşık olarak 30 seneden bu yana bebek giyim sektöründe hizmet veren İdil Bebe ( Bazı yerlerde, kendi siteleri de dahil, İdil Baby olarak geçiyor ) üretiminin yaklaşık olarak ilk 10 senesinde yurt dışı menşeeli firmalara üretim yaptı. Bu uzun süren üretim macerasının arkasından 1998 senesinde “İdil Bebe” markasını kuran grup, 24 aylık bebeklerin ürünlerini bu firma aracılığı ile sektöre sunarken, 5 yaşına kadar olan bebekler için ise 2004 senesinde Mamino adında başka bir marka daha dünyaya getirdi ve güzel satış rakamları elde etti.

Yazılarımızda sık sık bebeklerin sağlığının bizim tercihlerimizde en önemli faktörlerden birisi olması gerektiğini dile getiriyoruz. İdil Bebe de bu anlayışı benimsemiş bir firma. Misyonları arasında bebek vücuduna zarar vermeyen kumaşlardan ve kanserojen, zararlı kimyasal vb. olmadan ürünlerini piyasaya sunuyorlar. Hatta direkt organik kumaştan yapılan bir çok ürüne de sahip olduklarını söylememiz gerekir.
Günümüzde İdil Bebe ve Mamino, bir sene içinde neredeyse milyonlar ile anlatabileceğimiz cinsten parça üretiyor, güncel ve kaliteli üretim methodları ile de hem ülkemize , hem de dünyadaki diğer satıcılara kaliteli ürünler pazarlama hedefi yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bence hem bebeğimizin sağlığı adına, hem de kaliteli ürünleri test etmek adına bu firmanın ürünlerini tercih etmekte fayda var.Hepinize iyi pazarlar 🙂
idil-bebe